Amerikan Tanrıları

Amerikan Tanrıları – Neil Gaiman

Geçtiğimiz günlerde kitap satışı yapılan bir internet sitesinin kampanyasını kaçırmadım ve 3 kitap satın aldım. Bunlardan biri de Amerikan Tanrıları. Yakında dizi film olarak seyredebileceğiz. Önce kitabını okumak istedim. Hakkında çok olumlu yorumlar okudum. Kitaptan kült roman olarak bahsediliyordu. Okumaya başladım ve kısa zamanda bitirdim.

İnsanoğlu yaratılışından beri kendinden büyük güce her zaman saygı göstermiştir. İnsanlar dünyaya yayıldıkça, kabileler artıkça insanlar tek tanrılı dini neredeyse terkedip kendi düşüncelerinden oluşturduğu tanrılara saygı duymaya başlamışlardır. Bu tanrılar ilk başlarda insanoğlunun en büyük dostu/düşmanı doğaydı. Şimşek, rüzgar, güneş, ay, yanardağ gibi kendilerinden üstün olan güçlere tapınmaya başladılar. Adlarına adaklar adadılar. Hasat çok olsun, savaşta galip gelmek, sağlıklı çoçuklar, hastalıkların geçmesi gibi konularda şamanlar üzerinden tanrılara ulaşılmaya çalışıldı. Kabilelerin kültürüne göre bu tanrıların isimleri değişiyordu ancak tanrının görevi genelde hep aynıydı. Ölüm, yaşam, kaos, barış ve savaş tanrıları. Bu tanrılarla ilgili mitler, hikayeler, efsaneler üretip nesilden nesile aktarıldı. Kabilelerde şamanlar hallüsinotik bitki özleriyle gördükleri hayalleri anlatıp tanrlarla iletişimde olduklarını kanıtlıyorlardı! Yüzyıllar geçti. Uygarlık ne kadar gelişirse gelişsin adetler değişmemiştir. Modern zamanlarda bile insanlar tek tanrılı dine inansalarda geleneklerinden kopmadılar ve bu tapınmalardan vazgeçmediler.Bazı mitoslar halen popüler. Yunan, Mısır , İskandinav, Ortadoğu mitolojileri ile ilgili belkide binlerce kitap yazılmıştır, belgeseller çekilmiştir.

Yıl 2016. İnsanlık şiddetli şekilde dinsel olarak kırmızı çizgilerle ayrılmıştır. Kabile dönemi bitmiştir ancak kasaba, şehir, ülke kültürü oluşmuştur. İnsanlık geliştikçe tapındığı tanrıları da değişmiştir. Günümüzde insanların bağımlı olduğu materyaller kabilelerin totemlerinin yerini almıştır. Eskiden şamandan alınan bilgilere göre savaşa giriliyordu, “tanrımız savaş istiyor”. Günümüzde insanların para uğruna yapmayacakları şey yoktur. Para yaşamımız için ilaç gibi olmuştur. Ne kadar fazla para o kadar refah bir hayat. Paraya olan tutku insanları adeta köle haline getirmiştir. Paraya dayalı sistem sebebiyle kültürlerde de değişiklik olmuş, insanlar boş vakitlerini AVM denilen kendileri için kutsal olan yerlerde vakit geçirmeye başlamışlardır. Mutlaka her haftasonu AVM ye gidip orada vakit geçirdikçe kendini iyi hisseden insanlar yeni bir kültür oluşturmuşlardır. AVM ler bazı insanların adeta mabetleri gibi olmuştur. Modern dediğimiz günümüzün dünyasında artık kimse patika yollardan, dağ yollarından yürümez. Otoyollar insanlar için adeta mecburiyettir. Eskiden savaşa gidileceği zaman yeni yollar yapılırmış, günümüzde de yollara bağımlı olmadığımızı kim söyleyebilir? İşte, yolda, AVM’de, evde ve her yerde yanımızda mutlaka akıllı telefonlarımız bulunmakta. İnternette vakitimizi harcarız. İnternette saatlerini harcayan insanlar var. Aynı bağımlılık televizyon içinde söylenebilir. Kimin evinde televizyon açık değil? Adeta kutsal bir eşya gibi her gün mutlaka karşısına geçip vakit geçiririz. Güzel filmler, diziler, taraflı/tarafsız haberler, gizli mesajlar ile tv adeta insanları esir eder, yönlendirir. Medyanın tavsiye ettikleri yapılır: Satın alma alışkanlığı şekillendirilir, tüketimi arttırmaya çalışır. Medyanın istediği kahraman olur istediği düşman olur.
amerikan tanrıları photo 20160410_180430_zpsv4rnvfnn.jpg
Amerikan Tanrıları kitabında da eski tanrılar ile yeni tanrıların mücadelesi Gölge adlı karakter üzerinden anlatılmaktadır. Hapishaneden çıkınca karşısına bir iş teklifiyle gelen ihtiyarı dinlemesiyle macera başlar.

Kitabı mitolojiye ilgisi olan/olmayan herkes ilgiyle okuyabilir. Zaman zaman tempo düşse de genel olarak sürükleyici bir roman. Kitabın sonlarına doğru, aslında temponun düştüğü bölümlerinde önemli olduğu anlaşılıyor.

Paylaş
Share

Leave a Reply

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.