Kategori: Medya

Amerikan Tanrıları

Amerikan Tanrıları – Neil Gaiman

Geçtiğimiz günlerde kitap satışı yapılan bir internet sitesinin kampanyasını kaçırmadım ve 3 kitap satın aldım. Bunlardan biri de Amerikan Tanrıları. Yakında dizi film olarak seyredebileceğiz. Önce kitabını okumak istedim. Hakkında çok olumlu yorumlar okudum. Kitaptan kült roman olarak bahsediliyordu. Okumaya başladım ve kısa zamanda bitirdim.

İnsanoğlu yaratılışından beri kendinden büyük güce her zaman saygı göstermiştir. İnsanlar dünyaya yayıldıkça, kabileler artıkça insanlar tek tanrılı dini neredeyse terkedip kendi düşüncelerinden oluşturduğu tanrılara saygı duymaya başlamışlardır. Bu tanrılar ilk başlarda insanoğlunun en büyük dostu/düşmanı doğaydı. Şimşek, rüzgar, güneş, ay, yanardağ gibi kendilerinden üstün olan güçlere tapınmaya başladılar. Adlarına adaklar adadılar. Hasat çok olsun, savaşta galip gelmek, sağlıklı çoçuklar, hastalıkların geçmesi gibi konularda şamanlar üzerinden tanrılara ulaşılmaya çalışıldı. Kabilelerin kültürüne göre bu tanrıların isimleri değişiyordu ancak tanrının görevi genelde hep aynıydı. Ölüm, yaşam, kaos, barış ve savaş tanrıları. Bu tanrılarla ilgili mitler, hikayeler, efsaneler üretip nesilden nesile aktarıldı. Kabilelerde şamanlar hallüsinotik bitki özleriyle gördükleri hayalleri anlatıp tanrlarla iletişimde olduklarını kanıtlıyorlardı! Yüzyıllar geçti. Uygarlık ne kadar gelişirse gelişsin adetler değişmemiştir. Modern zamanlarda bile insanlar tek tanrılı dine inansalarda geleneklerinden kopmadılar ve bu tapınmalardan vazgeçmediler.Bazı mitoslar halen popüler. Yunan, Mısır , İskandinav, Ortadoğu mitolojileri ile ilgili belkide binlerce kitap yazılmıştır, belgeseller çekilmiştir.

Yıl 2016. İnsanlık şiddetli şekilde dinsel olarak kırmızı çizgilerle ayrılmıştır. Kabile dönemi bitmiştir ancak kasaba, şehir, ülke kültürü oluşmuştur. İnsanlık geliştikçe tapındığı tanrıları da değişmiştir. Günümüzde insanların bağımlı olduğu materyaller kabilelerin totemlerinin yerini almıştır. Eskiden şamandan alınan bilgilere göre savaşa giriliyordu, “tanrımız savaş istiyor”. Günümüzde insanların para uğruna yapmayacakları şey yoktur. Para yaşamımız için ilaç gibi olmuştur. Ne kadar fazla para o kadar refah bir hayat. Paraya olan tutku insanları adeta köle haline getirmiştir. Paraya dayalı sistem sebebiyle kültürlerde de değişiklik olmuş, insanlar boş vakitlerini AVM denilen kendileri için kutsal olan yerlerde vakit geçirmeye başlamışlardır. Mutlaka her haftasonu AVM ye gidip orada vakit geçirdikçe kendini iyi hisseden insanlar yeni bir kültür oluşturmuşlardır. AVM ler bazı insanların adeta mabetleri gibi olmuştur. Modern dediğimiz günümüzün dünyasında artık kimse patika yollardan, dağ yollarından yürümez. Otoyollar insanlar için adeta mecburiyettir. Eskiden savaşa gidileceği zaman yeni yollar yapılırmış, günümüzde de yollara bağımlı olmadığımızı kim söyleyebilir? İşte, yolda, AVM’de, evde ve her yerde yanımızda mutlaka akıllı telefonlarımız bulunmakta. İnternette vakitimizi harcarız. İnternette saatlerini harcayan insanlar var. Aynı bağımlılık televizyon içinde söylenebilir. Kimin evinde televizyon açık değil? Adeta kutsal bir eşya gibi her gün mutlaka karşısına geçip vakit geçiririz. Güzel filmler, diziler, taraflı/tarafsız haberler, gizli mesajlar ile tv adeta insanları esir eder, yönlendirir. Medyanın tavsiye ettikleri yapılır: Satın alma alışkanlığı şekillendirilir, tüketimi arttırmaya çalışır. Medyanın istediği kahraman olur istediği düşman olur.
amerikan tanrıları photo 20160410_180430_zpsv4rnvfnn.jpg
Amerikan Tanrıları kitabında da eski tanrılar ile yeni tanrıların mücadelesi Gölge adlı karakter üzerinden anlatılmaktadır. Hapishaneden çıkınca karşısına bir iş teklifiyle gelen ihtiyarı dinlemesiyle macera başlar.

Kitabı mitolojiye ilgisi olan/olmayan herkes ilgiyle okuyabilir. Zaman zaman tempo düşse de genel olarak sürükleyici bir roman. Kitabın sonlarına doğru, aslında temponun düştüğü bölümlerinde önemli olduğu anlaşılıyor.

Paylaş
Share

Game of Thrones Sezon 6 Spoilers

Game of Thrones Sezon 6 Spoilers

Game of Thrones Sezon 5 Nasıldı?

Game of Thrones 5 inci sezondan beklenti çoktu. Daha fazla savaş/aksiyon, sevilen karakterlerden daha fazla kahramanlık gösterileri, akılda kalıcı güzel anılar. Peki bu beklentiler karşılandı mı, benim için hayır. Peki kimler sezon 5 te yükseldi.

Lord Baelish : Kim kiminle savaşırsa savaşsın en fazla kazanan Lord Baelish oldu. Yaşanan savaş ve çatışmalarda aslında hep başrol oyuncusu Lord Baelish. Başrol olmadığı savaşlarda da geri planda kalmayıp tarafları manipüle ederek, bilgi satarak güç elde etmeye çalıştı, başardı. Aynı anda hem Lannister, hem Stark, hem Bolton, hem de Tyrell aileleriyle bilgi alışverişinde bulundu. Gerek evlenmesi gerekse de evlendirmelerinin altında her zaman çıkar ve güç arayışı oldu. Sansa’yı Bolton’ların iğrenç işkencecisi ile evlendirmek istemesi de zaten bunu gösteriyor. Sansa Bolton varisi ile evlenecek. Stannis zaten Bolton’lara karşı savaş açmış yolda. Stannis Baratheon, Bolton’ları yenip Kuzeyi alacak ve nihayetinde Kuzeyin kontrolünü Sansa’ya verecek. Hesaba bakar mısınız? Game of Thrones evreninde kaç kişi bunu düşünebilir? Ama hesabı tutmadı ve Bolon’lar Stannis’i eze eze yendiler. Lord Baelish’in arası zaten Boltonlar ile iyi sonuçta kaybettiği bir şey olmadı sadece kazanamadığı oldu. Bolton’lardan veya Sansa’dan zaten faydalanmasının yolunu bulur.

Ramsay Bolton : Game of Thrones sezon 5 te en fazla kazanç sağlayan karakter. İğrençlikte Lannister’ lar ile yarışan Bloton’ların tek varisi. Aslında soyadı Snow’dur ama aileyi yöneten Roose Bolton onu evlatlık alıp varisi yapınca Bolton adını kullanmaya başladı. Lord Baelish’in ona Sansa’yı vermesiyle Kuzeyi daha iyi kontrolüne alabileceğine inandı. Sansa’ya yaptığı işkencenin haddi hesabı yok. Stannis’ i bile Stannis’ten kaynaklanan olumsuz sebebpler ile yenip koltuğunu sağlamlaştırdı.

Stannis Baratheon : Stannis kanından dolayı iron thron u ister. Kendisinin ve varisi olan küçük kızının tahtta hakkı olduğunu düşünür. Sir Davos Seaworth’a demiştir ki : Taht benim hakkım, ben geçemezesem mutlaka kızım tahta geçecektir. Aile ve kan bağına büyük önem verir büyük kumandan. Sezon 5 te ne yaptı? Melissandre’ye uyup küçük kızını ateş tanrısı R’hllor’a kurban etti. Neymiş kızını veya herhangi bir kral kanı taşıyan birini kurban ederse savaşı kazanırmış. Nihayetinde Bolton’lara karşı ağır yenilgi aldı ve ölümün kıyısında. Leydi Brienne onu savaş alanında buldu ve Renley’i öldürttüğü için öldürmek istedi. Kılıcı savurdu ama öldürdüğünü görmedik. Bence Stannis ölmedi ve gelecek sezon onu perişan bir şekilde göreceğiz.

Tyrion Lannister : Dizide dört ayağı üstüne düşen ender karakterlerden biri. Ailesinin kendine yaptıkları sebebiyle onları cezalandırmak için en iyi ittifak olan Daenerys’i bulmaya gitti. Yanındaki Varys ile beraber yolculuk ederken kendini Mormont’un tutsağı olarak buldu. Mormont ne yaparsa yapsın o ne yaptı etti Daenery ile buluştu ve konuştu, ikna etti. Artık kraliçenin danışmanı ve ikisinin yükseleceğini düşünüyorum. Valrys ile birlikte daha çok işler yapacağına inanıyorum.

Daenerys Targaryen : Ejerdahalardan sadece bir tanesini kontrol edebiliyor gibi görünüyor. Diğerlerini mahzende kilitli bıraktı ve tam isyancılar tarafından öldürülecekken Drogon tarafından kurtarılıp bilmediğimiz topraklara kadar kaçırdı. Ancak bu bilinmeyen topraklarda şansa bakın ki Dothraki ler yaşıyor. Game of Thrones 6 ıncı sezonda ya tutsan olacak ya da daha da güçlenecek seyredip öğreneceğiz.

Cersei : Etme bulma dünyasının kraliçesi. Şehrini düşmanlarından intikam almak için yobazlara emanet etti ama sonunda döndü dolaştı kendini onlara tutsak olmuş halde buldu. Walk of shame ile taçlandırılan bu tutsaklık ile keyfim yerine geldi ancak zombi Mountain’i görünce anladım ki Cersei yine kötülüklerine devam edecek.

Jon Snow : Night Watch’ın kumandanı olduktan sonra wildlings ile yapmaya çalıştığı barış nedeniyle Black Castle’da pek çok düşman edildi. White Walkers ile girdiği mücadeledeki sahneler efsane oldu. Sezonun ve dizinin en iyi sahneleriydi bence. Aksiyon ve heyecan doruktaydı. Valyrian çeliği ile dövülmüş kılıcı ile öldürdüğü White Walker onu daha da efsaneleştirdi. Adeta düşmanlarını bile şaşırtan Jon sezon sonu seyirciyide şaşırttı. Night Watch tarafından bıçaklanarak yerde kanlar içinde yatarak sezona veda etti. Ancak daha henüz her şey bitmiş sayılmaz. Kitabın ve dizinin gidişatına göre ölmemesi gerekir. Bıçaklandığı gün gündüz Kara Kale’ye gelen Melissandre hepimizi umutlandırdı. R’hllor’un rahipleri için ölümün bir son olmadığını biliyoruz. Bric denen bir adamın 5 defa tekrar diriltildiğini biliyoruz. Jon Snow acaba ateş tanrısı tarafından hayata döner mi? Ya da Stark larda warg güçleri olduğunu biliyoruz. Tıpkı Brann gibi acaba Jon Snow’ da da bu güç var mıdır? Varsa eğer Jon’nun ölmediğini varsayabiliriz. Ykınındaki kurt ile yaşamını devam ettirebilir. Bir şekilde wildlings deki warg ın yardımı ile tekrar hayata dönebilir. Belki de Game of Thrones sezon 6 ya Brann ile başlayabiliriz. Jon tam ölecekken Brann yardımına gelmiş olabilir. Çocuk hem geçmişi hem yaşanan anı hem de geleceği görebiliyor.

Bu karakterlerin dışında açıkcası gelecek sezon Martell ailesinin daha aktif rol üstleneceğini tahmin ediyorum. Lannsiter lar tahtı kolayca bırakmazlar ve Cersei nin kızını öldürdükleri için aralarında savaş çıkabilir. Stark lar bitik. Sansa ve Reek Bolton lardan kurtulmak için kaleden aşağı atladılar ama bence Reek ölür Sansa kurtulur. Cersei intikamını alır.

Sezon 6 dan beklenti çok ama beklentileri karşılar mı bilemiyorum. Sezon 5 ten sonra benim bu diziye olan ilgim çok azaldı. Kitapların düzeninden çıkıp senaristlerin elinde harcanan sezon 5, gelecek sezonda yine senaristler tarafından harcanabilir. Açıkcası sezon 5 in böyle kötü bir finale sahip olmasına umursamayan ve bunu kabul eden yazar GRR Martin beni çok şaşırttı. Dizide görünenler kesinlikle kitaplar %100 paralel değil. Bu saatten sonra beni memnun edecek bir dizi olacağını beklemiyorum. Spoilera maruz kalmamak için yine her hafta seyrederim ama dediğim gibi bu diziyi çok severek seyredeceğimi düşünmüyorum.

Incoming search terms:

  • motivasyon sözleri
Paylaş
Share

Possession of Michael King

Possession of Michael King

Yönetmenliğini ve yazarlığını David Jung’un yaptığı filmde başrolde Shane Johnson oynuyor.
Seyretmeden önce hakkında fazla bilgi sahibi değildim.
Başlangıçta “yahu yine mi amatör kamera” dedim ama amatör kameralar filme ufak bi ayrıntı kalıyor ve rahatsızlık vermiyor,görüntü çok güzel.
Fimin Konusu
Michael’ın Allah’a inancı yoktur,karısını kaybetmiştir.Küçük kızı ile tek başına kalan belegesel yönetmeni Michael gerek tanrı gerekse de metafiziksel/doğaüstü kanıtlar aramaya başlar.İnternete verdiği ilan sonrası birkaç şarlatan/büyücünün kendisine büyü yapmasına izin verir.
Possession of Michael King photo PossessionofMichaelKing3_zps1c9e2f39.jpg
Böyle konulara inanmayan Michael bu ayinlerin birinin işe yaraması sonucu bir iblisin saldırısına uğrayarak ele geçirilir.Zaten psikolojik olarak çökmüş olan Michael iblisin telkinleri ile delirme noktasına gelir.Normalde yapmayacağı davranışlarda bulunur.Doğaötesi olaylarla ilgili kanıt bulduğuna sevinen Michael bir yandan da bedenini işgal eden iblisten kurtulmaya çalışır.

Paylaş
Share

The Signal

The Signal

Son zamanlarda seyrettiğim en kötü trailer a sahip The Signal seyreden pek çok kişiyi şaşırtmış.
Başrollerini Brenton Thwaites (Malefiz), Laurence Fishburne (Matrix) oynadığı filmde 3 gencin yolculuğu bir klubede son bulur.Kendilerini hastanede bulurlar.Kimse bilgi vermemektedir.Kendilerinden bazı şeyler almışlardır ve kayıpları karşısında geri verilenlere üzülsünler mi sevinsinler mi;karışık duygular içindedirler.Tesisten kurtulmaya çabalarken keşfettikleri gerçekler şok edicidir.
the signal photo thesignal_zps1a3df153.jpg
Bilim kurgu filmlerindeki klişeler bu filmde çok yerinde ve güzel kullanılmış,göze batmıyor.Tesisteki atmosfer,kıyafet,araç-gereçler,müzik çok iyi.Senaryo zaten çok iyi.Son zamanlardaki balon filmlerden değil.Film tempolu devam ediyor.Film bittiğinde zamanı iyi değerlendirdiğimi düşündüm.Filmi seyrettiğim için pişman olmadım.Bilim kurgu meraklılarının bu filmi seyretmelerini tavsiye ederim.Bu filmle ilgili kesinlikle spoiler vermiyorum çünkü film süprizlerden oluşuyor.The Signal 2014’ün en iyi filmi olmaya aday.

Paylaş
Share

The Strain

The Strain

Corey Stoll (House of Cards, Law & Order), David Bradley (Game of Thrones, Harry Potter) ve Sean Astin (Lord of the Rings) başrollerini paylaştığı The Stran dizisinin ilk bölümünü dün akşam seyrettim.
FX’in yeni dizisi başlamadan önce çok yaygara koptu; Guillermo Del Toro’nun romanından uyarlanması ve ilk bölümünü de onun çekmesi ile ilgili çok haber ve video çıktı sosyal medyada.Tabii bu kadar haber okuyunca doğal olarak beklentide artıyor.Dün akşam seyrettiğimde dizinin ilk bölümünü çok beğendim ama çokta etkilenmedim.
 photo strainfx33_zps1d62fb0e.jpg
Konu zaten daha önce işlenen bir konu.Dünyanın Vampirlerin varlığını öğrenmesi yeni bir konu değil.Del Toro/dizi konuya CDC gözünden bakıyor,en azından ilk bölüm öyleydi.
strain fx03 photo strainfx1_zpsa3b8b8b0.jpg
Gecenin köründe havaalanına inen uçaktan kimse çıkmayınca ve iletişimde kurulamayınca yetkililer toplanıyor ve aralarında bulunan CDC çalışanları diğerlerini ikna edip uçağa ilk onlar biniyorlar.Herkes ölmüş görünür.

Paylaş
Share

2014 Emmy Adayları Açıklandı

2014 Emmy Adayları Açıklandı
Seth Meyers’ın sunuculuğunu yapacağı 25 Ağustos’taki 66 ıncı Emmy Ödülleri açıklandı.
2014 Emmy Adayları Hangi Diziler?
2014 Emmy Adayları Hangi oyuncular?
Aşağıda 2014 Emmy dizi ve oyuncu adayları bulunmaktadır :
En İyi Drama Dizi
game of thrones photo goth_zps883bde99.png
Breaking Bad

Downton Abbey

Game of Thrones

Mad Men

True Detective

House of Cards

Drama Dalında En İyi Erkek Oyuncu

Paylaş
Share

Transcendence

Transcendence

Başrollerini Johnny Depp ve Rebecca Hall’un paylaştığı film yapay zekanın gücünü anlatıyor.
Transcendence Johnny Depp photo TranscendenceJohnnyDepp_zps21e30ae9.jpg
Johnny Depp ve Rebecca Hall ile birlikte Paul Bettany,Cillian Murphy,Kate Mara ve Morgan Freeman yer aldığı filmde yapay zeka ile ilgilenen Will Caster (Johnny Depp)’ın bir suikast sonucu hasta olup ölmeden önce eşinden “bilincini” bilgisayara aktarmasını istiyor.Arkadaşları Max (Paul Bettany) ve eşi Evelyn (Rebecca Hall) beraber bunu başarıyorlar.Başarmasının ardından Will internete bağlandıktan sonra maceranın boyutu değişiyor.
transcendence Cillian Murphy Rebecca Hall Morgan Freeman photo transcendenceCillianMurphyRebeccaHallMorganFreeman_zps9b71621e.jpg
Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesi ile ilgili pek çok film yapıldı ama hiçbiri bu kadar duygusal değildi.Elbette Transcendence filminde de hareket çok ama duygusallık sürekli.

Paylaş
Share

XMEN DAYS OF FUTURE PAST

XMEN DAYS OF FUTURE PAST

Gelecekteki günlerin geçmişi karanlıksa durmayalım değiştirelim.

Sentileneller

 photo xmendaysoffuturepastsentinels1973_zpsb88881ba.jpg
xmen days of future past sentinels in the future photo xmendaysoffuturepastsentinelsinthefuture_zpseede7d56.jpg
Gerek çizgi romanları okuyanlar gerekse de animasyon filmleri seyredenler bilirler ki Sentineller XMen dünyasında çok önemli yere sahipler.Bunlara çok sık rastlıyoruz.İnsanların mutantlara karşı neredeyse tek savunması olan Sentineller zaman içinde geliştiriliyor.Bilim adamları mutantların özelliklerini Sentinellere ekliyorlar.Dolayısı ile ateş,buz,şekil değiştirme gibi özelliklere sahip oluyorlar.Sadece mutant geni taşıyanları değil mutantlara yardım edenleri ve gelecekte mutant geni taşıyacak henüz doğmamış insanların atalarını da öldürüyorlar/mahkum ediyorlar.Peki sentineller nasıl bu kadar geliştirildi?Olayların başlangıcı 1973 yılına uzanıyor.Dr.Bolivar Trask adındaki bir bilim adamı mutantlardan nefret ettiği için onları yok etmek için Sentinel adında bir proje geliştirir.Önce ABD hükümeti bu projeye yatırım yapmak istemez çünkü tehlikenin farkında değillerdir.Ancak hiçbiri gelecekte onları nelerin beklediğini bilmiyordur.

Paylaş
Share

Monuments Men Hazine Avcıları

Monuments Men Hazine Avcıları

İnsan hayatı insanlık tarihinden değerli mi?

George Clooney’nin yazıp yönettiği ve oynadığı filmde bu soru pek çok kez soruluyor?
Ülkemizde Aspendos Yayıncılık tarından yayınlanan Robert M. Edsel’in Monuments Men isimli kitabın sinema uyarlamasıdır.
Filmin kadrosu çok iyi : George Clooney ile birlikte; Matt Damon,Cate Blanchett,John Goodman,Bill Murray,Bob Balaban gibi çok iyi oyuncular var filmde.
Filmin konusu ; Nazilerin savaş sırasında işgal ettikleri ülkelerdeki değerli sanat eserlerini çalmalarını ve George Clooney’nin ekibi ile birlikte eserleri geri almaya çalışmasını seyrediyoruz.
 photo MonumentsMen5_zps826b46f1.jpg
Belki de George Clooney’nin en iyi filmi diyebilirim.Dönem filmi yapmak zordur ama bu filmde çok başarılı uygulamışlar.Kostümler,arabalar,silahlar,şehir görünümleri ve aksesuarlar çok güzel.Kısaca ayrıntılar çok iyi vurgulanmış.Filmi seyrederken siz daha fazla ayrıntı farkedeceksiniz.

Paylaş
Share

Kaptan Amerika Kış Askeri

Kaptan Amerika Kış Askeri

Marvel’in ikinci Kaptan Amerika’sı GI Joe ile yarışıyor.

Marvel’in bana göre ikinci Kaptan Amerika denemesi de hüsranla sonuçlanmıştır.Konu zaten GI Joe ile aynı.Birinde Cobra diğerinde Hydra.Bari konuyu değiştirselermiş.
 photo KaptanAmerika2K131015F0Askeriate15F0parccedilas1310_zpsbd8f28a1.jpg
Ama bol aksiyon var hakkını vermek lazım.Falcon çok iyidi.Belki de filmde en iyi karakter Falcon’du.
 photo KaptanAmerikaK131015F0AskeriFalcon_zpsa0223d39.jpg
Robert Redford gibi tecrübeli karakter zaten lazımdı.İyi uymuş.

Paylaş
Share

Ibni Sina Hekim The Physician

Ibni Sina Hekim The Physician

Yazar Noah Gordon’un ünlü eseri The Physician’ın Almanların yaptığı sinema uyarlaması tam bir İngiliz masalı.

Filmin reklamını seyrettiğimde masal gibi bir film çekmişler diye düşündüm.Gerçekten de öyle.
Tom Payne’in canlırdığı Rob Cole isimli çocuğun annesi hastalıktan ölür.
physician photo physician_zpsc9f08214.jpg
Çocuk bu olaya kafayı takar.O sırada kasabalarına gelen berberden ( o zamanın İngiltere’sinde berberler ayrıca doktorluk yapıyorlarmış ) etkilenir ve annesi ölünce onun peşine takılır.Yıllarca berberle takıldıktan sonra yolda karşılaştığı Yahudi doktorların başarılarından çok etkilenir.Yahudi doktorlar Rob’un yıllarca yanında kaldığı Stellan Skarsgård’ın canlandırdığı Barber karakterini iyileştirirler.Rob onlara bu ilmi nerede ve nasıl öğrenebilceğini sorar, onlarda Arap yarımadasında yaşayan İbn-i Sina’dan bahsederler.Hikaye bu şekilde başlar.Gerisini anlatmıyorum,seyredersiniz.
ibni sina hekim photo ibnisinahekim_zps3d14a4c9.jpg

Paylaş
Share

Game of Thrones 4×2

Game of Thrones 4×2 The Lion and the Rose

Bu bölümde buruk bir sevinç vardı.[highlight background=”#ed0100″ color=”#fefefd”]Yazı spoiler içerir,eğer bu bölümü seyretmediyseniz bu yazıyı okumanızı tavsiye etmem.[/highlight]

game of thrones 4x2 the lion and the rose2 photo gameofthrones4x2thelionandtherose2_zps65662ec9.jpg
Dizinin bu bölümünde neyseki
Brann‘ı gördük.Kafilesiyle kendince amacı olan bize gösterildiği kadarıyla amaçsızca yaban ellerde yol alıyor.En azından yaşıyor.Buna da şükretmek lazım.Belli güçleri ile daha da kendine güveni geliyor.Umarım gelecek bölümlerde önemli rolü olur.
 photo gameofthrones4x2thelionandtherose3_zpse6d54ac0.jpg

Paylaş
Share

Game Of Thrones 4×01 Two Swords

Game Of Thrones 4×01 Two Swords

Dün sabah 04:00 TSİ Amerika’da yayınlanan bölüm ile dördüncü sezon başladı.

Sabaha karşı sırf bu diziyi seyretmek için uyandım ama seyrederken uyuya kalmışım.Dün akşam seyrettim.

Öncelikle açılış sahnesi çok güzeldi.Tywin Lannister, Ned Stark‘ın kafasını kesen, Valyrian çeliğinden yapılmış kılıcı eritip 2 kılıç yaptırıyor.Ardından bunlardan birini oğlu Jaime Lannsiter’a veriyor.Jaime Lannister iyice hayata küsmüş gibi.Son aşkıda onu reddeddince ne yapacak bilmiyorum ama şu an ne düzgün bir dövüşçü olabilir ne de düzgün bir aşık olabilir.Babasının teklifine artist artist olumsuz cevap verince anlıyoruz ki kibirli/kendini beğenmiş hali devam ediyor.
Jon Snow tekrar kaleye dönmüş ama yaptığı hatalar sebebiyle yargılanıyor.Doğruyu söylemesi herkesi şaşırtıyor ve affediliyor.Jon Snow’da artık bi yükselişe geçse artık.Çok olgunlaştı,lider özelliği var.
two swords drone prince photo twoswordsdroneprince_zps4c790197.jpg

Paylaş
Share

Noah Nuh Büyük Tufan

Noah Nuh Büyük Tufan

Dün gece sinema salonuna gitmeden önce tabii ki beklentim hikayelere bağlı kalınması ve biraz da hareket olması yönündeydi.

Noah filmi başlangıcında bize Adem ve Havva soyu hatırlatılıyor.Nuh Peygamber (A.S) 10 uncu soydur.
 photo noahfamily_zps7a676fef.jpg
Adem (A.S) ve Havva’nın dünyaya gönderilmesinden sonra onlara yardımcı oldukları için cezalandırılıp onlarla beraber dünyaya gönderilen gözcüler ile birlikte yeni bir hayat başlar.Gözcüler önceden peri/melek gibi varlıklardır ancak insanlara yardım ettikleri için dünyaya düştüklerinden itibaren taş/toprak olurlar,silüetleri biçimsiz.Gözcüler ilk insanlara yardımcı oluyorlar ancak insanlar geliştikçe dünya nimetlerinin hep fazlasını istiyorlar.Madencilik yapıp dünyayı talan ediyorlar,ağaçları kesiyorlar,hayvanları öldürüp yiyorlar.Birbirlerini öldürüp ahlak dışı yaşıyorlar.Diktatörlük ile yönetiliyorlar.

Paylaş
Share